`Halka hizmeti, Hakk`a hizmet bilerek hareket ediyoruz`

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, "Paraleli, alternatifi, terör örgütü, yabancı istihbaratı, yurtiçinde ve yurtdışında yapılan operasyonlarla istikrarımızı bozmaya çalışıyorlar. Yapılan haberlerle çarpıtmalarla, sistemli saldırmalarla seçmen tercihlerine yönelik tehditleriyle, milli iradeyi etki altına almaya çalışıyorlar." dedi.
Tarih: 27/10/2017

Çeşitli temasları dolayısıyla Kars'ta bulunan Bakan Arslan, makamında ziyaret ettiği Vali Rahmi Doğan ile bir süre görüştü.

Daha sonra beraberindekilerle İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Salonu'na geçen Arslan, burada düzenlenen 3. Uluslararası Ebu’l Hasan Harakânî Sempozyumu'na katıldı.

Kur'an-ı Kerim  okunmasının ardından sinevizyon gösterimiyle süren sempozyumda, Ebu’l Hasan Harakânî'nin hayatından kesitler katılımcılara aktarıldı.

Bakan Arslan, programda yaptığı konuşmada, Ebu’l Hasan Harakânî Hazretleri'nin meleklerin dahi ulaşamadığı ufuklara ulaşan büyük alimlerden olduğunu belirtti.

Harakânî Hazretleri'nin Peygamber Efendimizin izini takip ederek, insanlığa iyiliği tavsiye edip, kötülükten men için gönülden hicret edenlerden biri olduğunu ifade eden Arslan, "Ebu’l Hasan Harakânî Hazretleri, Selçuklular'ın Anadolu'ya girişini kolaylaştırmak için Alperenleri ile yola koyulanlardan biri ve Anadolu'ya gelen ilk evliya. Memnuniyetimiz mutluluğumuz o ki, o mübarek evliyanın Anadolu'da ayak bastığı ilk toprak Kars'tır. Bu toprakların Müslüman, yurt kılınması için de müritleriyle düşmana karşı savaşırken şehit düşen o zat, Alperen, Ebu’l Hasan Harakânî'dir." diye konuştu.

"Ebu’l Hasan Harakânî'yi yeteri kadar bilmiyoruz"

Arslan, Mevlana Celaleddini Rumi ve Bediüzzaman Said Nursi'nin kaynaklarında ve sohbetlerinde Ebu’l Hasan Harakânî'den övgüyle söz ettiğinin bilindiğini anımsattı.

Mevlana'nın Ebu’l Hasan Harakânî ile ilgili sözlerine değinen Arslan, "Bin yıldan fazla bu coğrafyaya gelmiş Müslümanlığın bu coğrafyaya gelmesine, yolunun açılmasına vesile olmuş ve bin yıldır da bu coğrafyada maneviyatıyla hamilik eden Hazreti Mevlana tarafından her platformda, her ortamda övgüyle benim hocamdır dediği Ebu’l Hasan Harakânî'yi biz doğrusu yeteri kadar bilmiyoruz, yeteri kadar anlatmıyoruz veya anlatamıyoruz." ifadesini kullandı.

Alimlerin, sofilerin talebe olabilmek için hocalarının dizlerinde 50 yıl geçirdiğini  anlatan Arslan, insanların günümüz teknolojisinde her gün 50 saniye ayırarak, internetten her şeyi görme imkanını bulduğunu kaydetti.

"İlim önemi anlaşıldığında gelecek daha aydınlık olacak"

Bakan Arslan, öğrenmenin bu kadar kolay olduğu zamanda ilmin kıymetinin bilinmediğine işaret ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İlmin önemi gelecek nesillere aktarıldığı zaman önümüz daha aydınlık, daha güzel olacak. Bu hayattan birçok ulema geldi, geçti. Beş önemli, köşebaşı ulema sayılırsa bunlardan biri Ebu’l Hasan Harakânî'dir ve yeteri kadar tanınmıyor. Bu millet 15 Temmuz'da olduğu gibi, 100 sene önce Kars'ın kurtuluşu, Sarıkamış şehitleri dahil olmak üzere, bin yıldır bu coğrafyada maneviyatını çok güçlü tutabiliyorsa, yedi düvele karşı istiklalini ve istikbalini korumak adına millet olma şuuruyla meydanlara inebiliyorsa, işte o sağlıklı konmuş köşe taşlarından kaynaklanıyor. Rabbim onların hepsinin mekanlarını cennet eylesin, bizleri de onların şefaatine mazhar eylesin."

"Tüm mağdurların haklarını savunan bir Türkiye var"

Arslan, halka hizmeti, Hakk'a hizmet bilerek hareket ettiklerini vurgulayarak, gecelerini gündüzlerine katarak, canla başla millet için çalıştıklarını anlattı.

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözünü düstur edindiklerini kaydeden Bakan Arslan, şu görüşlerini paylaştı:

"Çok iyi biliyoruz ki, bu coğrafyada var olabilmenin temel şartı milli iradeye sahip çıkmaktır. Ayrıca binlerce yıldır medeniyetimize ve geleneklerimize bağlı kalarak kültürümüzü sahiplenerek ve köklerimizi daha da derinlere salarak yerli, milli kalmaktır. Tarihimizin, medeniyetimizin omuzlarımıza yüklediği sorumluluk, dünden daha büyük. Hem Türkiye'de hem de diğer Müslüman coğrafyalarda çok zor süreçler yaşanıyor. Gazze, Suriye, Irak, Afganistan, Somali, Türkistan, Arakan ve Myanmar'da Müslümanların gözyaşları dökülüyor, mazlumların kanı akıyor. Müslüman olsun olmasın, tüm mağdurların haklarını cesaretle savunan bir Türkiye var, iyi ki var. Tüm dünya milletimizin birliğinin temsilcisi, Türkiye'nin ve mazlumların geleceği için cesaretle mücadele eden Sayın Recep Tayip Erdoğan'ın sesini duyuyor, duymaya devam edecek. "

"Operasyonlarla istikrarımızı bozmaya çalışıyorlar"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, kirli odakların hedefi haline geldiğini belirten Arslan, Recep Tayip Erdoğan'ın şahsında ülkeye, millete, değerlerine, birliğine ve milli iradesine saldırı yapıldığının bilindiğini ifade etti.

Arslan, "Paraleli, alternatifi, terör örgütü, yabancı istihbaratı, yurtiçinde ve yurtdışında yapılan operasyonlarla istikrarımızı bozmaya çalışıyorlar. Yapılan haberlerle çarpıtmalarla, sistemli saldırmalarla seçmen tercihlerine yönelik tehditleriyle, milli iradeyi etki altına almaya çalışıyorlar. Özellikle dini mübini İslam'ı o kötü emellerine alet etmek adına terör örgütleri yaratıyorlar, onun üzerinden bu coğrafyayı karıştırıyorlar. Yedi düvelin bir araya getirdiği terör örgütleri alçakça, kahpece saldırılarla polisimizi, askerimizi korucumuzu çoluğumuzu çocuğumuzu demeden sivil vatandaşlarımıza saldırıyor, ne yazık ki kan akıtıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

"Bu millet şehit olmaya, şehadet şerbeti içmeye hazırdır"

Bazı parti, sivil toplum kuruluşlarının alenen veya üstü kapılı, bilerek, bilmeyerek, bu eli kanlı terör örgütlerine destek olduğunu anlatan Bakan Arslan, terör örgütlerinin hiçbir zaman başarılı olamayacağını bildirdi.

Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ne yaparlarsa yapsınlar, bilsinler ki bin yıldır bu coğrafyada muvaffak olamadıkları gibi, yüz sene önce 30 Ekim Kars'ın kurtuluşu dahil olmak üzere, istiklal mücadelesinde Sarıkamış'ta o gencecik ecdadın donmak pahasına gözünü kırpamadan şehit olmaya gittiği gibi bu millet şehit olmaya, şehadet şerbeti içmeye hazırdır. Dolayısıyla millet bu hainlere hiçbir zaman fırsat vermeyecek, onlar da hiçbir zaman muvaffak olmadılar, olamayacaklar."

Buradaki programın ardından beraberindekilerle Kars Açık Ceza İnfaz Kurumu bahçesindeki "Kesimhane" inşaatını inceleyen Arslan, şantiye yetkilisinden çalışmalarla ilgili bilgi aldı.

Bir süre inşaat işçileriyle konuşan Arslan, daha sonra işçilere yardım etti.